Terapi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bu bölümde psikologlara en çok sorulan soruları cevapladım

Terapi nedir?

Terapi kişinin zorunlu veya tercihen hayatında bir değişiklik yaratmak için girdiğiniz dönüştürücü süreçtir. Profesyonel bir terapistin yardımıyla bu süreç duygularınızla barışık yaşamaya başladığınız bir dönem haline gelir. Ayrıca alışkanlıklarınızı değiştirmek (sigara, kilo vermek, vb), geçmiş deneyimlerle ilgili fikir ve kalıplardan özgürleşmek de kendinize güvenmenize yardımcı olur.

Terapinin işe yaradığını nasıl anlarım?

Kısa vadeli terapi belirli hedefler doğrultusunda sizi bulunduğunuz yerden arzuladığınız yere götürmeyi amaçlar. Seanslarda stresi azaltmanıza ve problemlerle başa çıkmanıza yardımcı araçlar öğretilir. Amaç kısa sürede psikolojik sıkıntılardan özgürleşmek ve hayata yeni bir hevesle sarılmaktır.

Terapide sormluluk nedir? 

Terapist sahip olduğu bilgi dahilinde danışana kaliteli ve verimli bir hizmet vermekle yükümlüdür. Hem maddi hem de manevi koşullarını da düşünerek hareket etmelidir.

Danışanın kişiliğine saygı göstermeli ve onu saygıyı hakeden güçlü bir insan olarak benimsemelidir. Terapist danışanın yaşadığı psikolojik sıkıntıları kaldırmasına, enerjisini sağlığa ve hedeflerine yönlendirmesine yardımcı olmalıdır.

Yunanca’dan gelen terapi’nin anlamlarından birisi hizmet etmektir. O zaman terapistin görevi danışanın amacına hizmet edecek en iyi şekilde kendini yetiştirmek ve danışanı güçlendirip hayata yeniden bağlanmasına yardımcı olmaktır. 

Terapide hangi yaklaşımları kullanıyorsunuz?

Her terapist danışanları için en etkili ve güçlendirici teknik, araç ve yaklaşımları öğrenmekle sorumludur. Ben tek bir model yerine danışanın ihtiyaçlarına göre farklı modellerin parçalarından faydalanmayı tercih ediyorum. Bunların arasında Geştalt Terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Bilinçaltı Yaklaşımları ve birçok farklı araç bulunur. Genel olarak bunlara farkındalığı yükselten ve danışan odaklı terapi adı verilir. Böylece terapist sürekli danışana ne yapması gerektiğini söylemektense danışan kendi değişimini deneyimleyerek gözlemleyebilir. Terapist bir bilge değil öğrendiklerini danışana göre uyarlayarak onu güçlendirmek için hizmet veren bir profesyoneldir. 

Terapide seanslar ne kadar sürer?

Terapide seans süreleri duyguların açığa çıkması ve gerekli çalışmaların yapılması için hayati önem taşır. Derin bir duygusal çalışma için kısa bir süre ayırmak açığa çıkan duygusal malzemelerin yeterince işlenmemesine ve danışanın kendisini tam anlamıyla ifade edemediğini hissetmesine neden olabilir.

Ben terapi seanslarımı ortalama bir buçuk saat olarak belirledim. Bu süre hem gidişatı değerlendirmek, danışan olarak kendinizi ifade etmek hem de kapsamlı bir çalışmak yapmak için yeterlidir.

Benim çözemediğimi psikolog nasıl çözecek?

Psikolog hayatın sırrını çözmüş bir bilge değildir. Terapistin rolü sizi güçlendirerek uzun vadede yıkıcı olabilen duygulardan (yıkıcı özeleştiri, değersizlik, korku, vb) özgürleşmenize aracı olmaktır.

Psikolog sizin istediğiniz yönde daha sağlıklı bir zihinsel tasarıma kavuşmanıza yardımcı olan aracıdır. Terapist çözüm yaratma becerinizi geliştirmeniz ve bunu gelecekte farklı durumlara uyarlayabilmeniz eşsiz bir kaynaktır. 

Herkesin terapiye ihtiyacı var mıdır?

Terapi bir ihtiyaç değil, kişinin farkındalığıyla talep edilen planlı bir süreçtir.

Yüzyıllardır insanlar terapi olmadan da çok başarılı ve üretken yaşamlar sürdüler. Fakat bazı sorunlar profesyonel bir destek, bu alanda eğitimli bir zihin gerektirir. Terapi kişinin desteğe ihtiyacı olduğu zamanı farkederek arayışa geçtiğinde faydalı bir dönüşüm sürecidir.

Travma ve terapötik müdahale 

Travma zihin ve bedenin bir anda sindirebileceğinen daha fazla acıya maruz kalmasıyla başlayan bir süreçtir. 

Yaşanan deneyim korku, çaresizlik ve utanç gibi duygular yaratabilir. Travmatik süreci başlatan bir olay içeride sıkışıp kalan duygusal yoğunluğun tekrarlanmasıyla psikosomatik rahatsızlıklar, dikkat sorunları, uyuşmalar, uykusuzluk gibi sorunlara da yol açabilir. 

Kanser ve Terapide Güçlenmek 

Kanser yaşamsal bir deprem gibidir. Hayatınızdaki her şey bir anda altüst olur. Çoğu zaman bu beklenmedik durum yaşam tarzınızı değiştirmenizi gerekir. En önemli değişim ise kendinizle, duygu, düşünce ve bedeninizle olan ilişkinin değişimi olacaktır. 

Kanserde aşırı kaygı, korku ve yüksek stres bağışıklık sisteminin güçsüz hale getirdiği gibi mücadele gücü ve yaşama hevesini de söndürür. Terapide ölüm korkusu, öfke ve kaygıya neden olan duygularla çalışarak bilinçaltının sağlık ve iyileşmeye yönelik yeniden yapılandırılması sağlarız. 

Otoimmün Hastalıklar ve Kontrole Geçmek

Bilimsel araştırmalar otoimmün hastalıkların kronik stresle alevlendiğini gösteriyor. Öfke, suçluluk ve utanç gibi duyguların uzun vadede yarattığı iç çatışmalar ise bedenin sürekli bir panik modunda çalışmasına neden oluyor.

Otoimmün hastalıklarda terapi zihin ve beden arasındaki bağlantıyı kullanarak stresi azaltmayı ve yeni beceriler öğreterek kendi hayatınızda da sağlığınıza katkıda bulunmayı öğretir. Bunlar ağrı kontrolü, rahat uyku ve hareket özgürlüğü gibi alanlara yansır. Böylece tıbbi tedavinize de destek olan aktif bir rol oynamaya başlarsınız. 

Trikotillomani nedir?

Trikotillomani bir dürtü kontrol bozukluğudur. Yani insanlar kendilerine zarar vereceğini bilerek saç, kaş ve diğer vücut kıllarını koparırlar. Genellikle koparmaya yönelik dürtüler kişinin içinde çözümlenmemiş duyguların yarattığı iç çatışmalar, öfke veya inkar gibi duygularla beslenir. Dürtülerin altındaki çatışmalar terapi sürecinde çözümlendiğinde kişi yeniden iç dünyasında dengeye kavuşarak sağlığına kavuşabilir. 

Vajinismus nedir?

Vajinismus vajinadaki kasların istemsiz olarak kasılmasıyla oluşan durumdur. Bu kasılma doğuştan değil, öğrenilmiş ve belirli zamanlarda ortaya çıkan bir kasılma durumudur. İlk gecede yaşanabilen zorlanma veya acı ve cinsellikle ilgili korkutucu fikirler vajinismus için zemin hazırlayabilir. Kasılma sırasında bazılarında cinsel birleşme acı verici olurken bazıları ise ilişkiye giremeyecek kadar kasılırlar.

Ereksiyon sorunu ve terapötik destek

Fiziksel sorunlarla ilişkili olmayan ereksiyon sorunu psikolojik nedenlere dayanır. Özellikle kaygı, korku ve gerginlik ereksiyonun başlamasına veya devam etmesine engel olabilir. Ereksiyon sorunu çoğunlukla cinsellikle ilgili geçmişte öğrenilmiş yanlış fikirler, performans korkusu ve yetersizlik gibi duygularla meydana gelir. Terapide kaygıya sürükleyen duyguların kök nedenleri araştırılır, zihin yeniden eğitilir ve evde yapılacak uygulamalarla kişi sağlıklı bir ereksiyona kavuşabilir.

Fobi Nedir?

Fobi herhangi bir nesne veya kişiye yönelik yoğunlaşmış korkudur. Bazı fobiler yaşanan bir deneyimle doğrudan öğrenilirler. Bazıları ise ailemizden (örn. kedi korkusu olan bir anne) veya yetiştiğimiz çevreden aldığımız (örn. uçaklar tehlikelidir ) korkulardır.

Birçok kişi fobilerden  kurtulmak için kendini aşırı zorlar. Bu daha fazla kaygı yaratır ve bir süre sonra korkudan kurtulamayacaklarını düşünürler.Fobiler onları besleyen nedenlerin açığa çıkarılması, duyarsızlaştırma ve zihnin yeniden eğitilmesiyle çözümlenebilirler.

 

Pin It on Pinterest

Share This